▶16:50
Nübüvvet -1- | Peygamberlere Duyulan İhtiyaç | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | (1975/07/11)
HerkulNagme11 Temmuz 1975 – MANİSA PEYGAMBERLERE DUYULAN İHTİYAÇ VAAZ 1. Müslümanlığın temel rüknü “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” ifadesidir. İnsanın cennete girmesi, ebedi saadete mazhar olması “Lâ ilâhe illallah” ifadesinden sonra “Muhammedün Resûlullah” cümlesine bağlıdır. 03:13 2. Hoca Efendi; büyük meseleleri anlatmayı kendisine layık görmediğini, liyakatli kimselerin tevazularından ötürü kenara çekildiklerini ve bu sebeple kendisinin konuştuğunu, bu işin hakiki sahipleri bu konuları anlatmaya başladıkları zaman, kendisinin de cemaat içinde bir fert olacağını hisli ifadelerle dile getiriyDevamını okuDaha az göster
11 Temmuz 1975 – MANİSA
PEYGAMBERLERE DUYULAN İHTİYAÇ
VAAZ
1. Müslümanlığın temel rüknü “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” ifadesidir. İnsanın cennete girmesi, ebedi saadete mazhar olması “Lâ ilâhe illallah” ifadesinden sonra “Muhammedün Resûlullah” cümlesine bağlıdır. 03:13
2. Hoca Efendi; büyük meseleleri anlatmayı kendisine layık görmediğini, liyakatli kimselerin tevazularından ötürü kenara çekildiklerini ve bu sebeple kendisinin konuştuğunu, bu işin hakiki sahipleri bu konuları anlatmaya başladıkları zaman, kendisinin de cemaat içinde bir fert olacağını hisli ifadelerle dile getiriyor... 08:34
3. İnsan; üzerine ağır bir emaneti yüklenmiş en büyük mükelleftir. Cenab-ı Hak, insanı yeryüzünde halife yapmış ve kendisine tam bir ayna halinde bütün âlemin nazarlarına arz etmiştir. 13:10
4. Cenab-ı Allah insana irade vermiştir. Oysa diğer varlıklarda bu hususiyet yoktur. İnsan bu özelliği ile ateşi kendisine teshir eder, suyu emrine amade kılar, bulutlardan istifade eder vs... 14:12
5. İnsan; iradesiyle kendi ebedi cennetini hazırladığı gibi alev alev yanan ebedi cehennemini de hazırlar. Konuyla alakalı olarak “Şüphe yok ki biz, onu o (doğru) yola hidayet ettik; (artık) ister şükredici (mümin) olsun, ister nankör (kâfir)!” (İnsan (Dehr) sûresi, 76/3) ayeti izah ediliyor. 16:44
6. Yüce Allah, insanoğlunu düşündüğü şeyleri yapabilecek bir kabiliyette yaratmıştır. Mevzu ile ilgili olarak “Biz insanı en mükemmel sûrette yarattık.” (Tîn sûresi, 95/4) ayeti zikrediliyor. 18:30
7. “Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Müteakiben önce onları meleklere göstererek: ...” (Bakara Sûresi, 2/31) ayeti zikredilerek Yüce Allah’ın insana ilim kabiliyeti verdiği, ilim yollarını ilham ettiği, öğrenmedeki metodu bahşettiği ifade ediliyor. 20:56
8. İnsana irade verildiği gibi ilim elde etme kabiliyeti de verilmiştir. İnsanoğlu, elde ettiği ilmi insanlara intikal ettiremezse ilim ve iradenin hiçbir manası olmayacaktır. Bu sebeple Cenab-ı Hak insanlara BEYAN; yani, düşündüğü şeyleri ifade kabiliyeti vermiştir ki bu, Rabbimizin en büyük ihsanlarından biridir. “Rahman Kur’ân’ı öğretti. İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.” (Rahman sûresi, 55/1-4) ayet-i kerimeleri ve yorumları... 24:37
9. Allah (c.c.), insanı Kur’ân ve ilahi ahlâk ile ahlâklanma ve bu ahlâk vasıtasıyla melekleri dahi gerilerde bırakabilecek bir kabiliyet ile serfiraz kılmıştır. Bu donanımları kullanan a’lâ-yı illiyyîn’e çıkar. 28:30
10. Cenab-ı Allah; atalet içinde bulunan, iradelerini suistimal eden ve kendisine verilen fırsatları değerlendirmeyen insanları esfel-i sâfilîne atar. Konu ile ilgili “Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük.” (Tîn sûresi, 95/5) ayeti izah ediliyor. 30:23
11. “Ancak iman edip yararlı işler yapanlar müstesnadır.” (Tîn sûresi, 95/6) ayeti kerimesi zikredilerek, Allah’a dehalet eden, Allah’ın himayesine giren, Resûlullah’ın (s.a.s.) sesine kulak veren insanların netice itibariyle elde edecekleri güzel hasletler birer birer sayılıyor... 33:31
12. İnsanoğlu hayatı boyunca birçok nimete mazhar olmaktadır. Bu nimetler karşısında elbette kendisinin üzerine terettüp eden bazı vazifeler vardır ki bunların en başında Allah’a karşı kulluk vazifesi gelmektedir. 37:38
13. İnsanoğlu, kulluk vazifesini tam anlamıyla kavrayamaz. Ancak gayb alemine muttali olabilen müstesna varlıklar bunu bilebilirler. Konuyla alakalı olarak “Allah meleklerden de insanlardan da elçiler seçer...” (Hac sûresi, 22/75) ayetinin izahı yapılıyor. 44:15
14. “Biz, o peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Allah onlardan bazısına hitap buyurdu, bazısını birçok derecelerle yükseltti...” (Bakara sûresi, 2/253) ayeti zikredildikten sonra Peygamberlerin Allah’la (c.c.) bizim aramızda elçi olacakları, bizlere kulluk keyfiyetlerini anlatıp cennete giden yolları gösterecekleri izah ediliyor. 49:58
15. Beşer Peygambersiz olmaz. Nasıl güneş ışık verir, Cenab-ı Allah da Peygamber gönderir. Peygamberleri şu beş özellikleriyle tanıyabiliriz: 52:06
15a. Peygamberlerin şahsi sıfatları vardır. 54:58
15b. Mucizeleri vardır. 55:48
15c. Gayb’dan haber verirler. 56:47
15d. İnsanlığın inkişafı adına muhteşem inkılâplar meydana getirmişlerdir. 57:26
15e. Hususiyle Efendimizle (s.a.s.) alakalı olarak “beşârât” denilen kendisinden evvel yaşamış Peygamberlerin, O’nun geleceğini haber vermeleri... 57:49
HUTBE
1. Dünyevi ve uhrevi muvaffakiyet, bir kısım sıkıntıları ve zorlukları aşmaya bağlıdır. 1:01:36
PEYGAMBERLERE DUYULAN İHTİYAÇ
VAAZ
1. Müslümanlığın temel rüknü “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” ifadesidir. İnsanın cennete girmesi, ebedi saadete mazhar olması “Lâ ilâhe illallah” ifadesinden sonra “Muhammedün Resûlullah” cümlesine bağlıdır. 03:13
2. Hoca Efendi; büyük meseleleri anlatmayı kendisine layık görmediğini, liyakatli kimselerin tevazularından ötürü kenara çekildiklerini ve bu sebeple kendisinin konuştuğunu, bu işin hakiki sahipleri bu konuları anlatmaya başladıkları zaman, kendisinin de cemaat içinde bir fert olacağını hisli ifadelerle dile getiriyor... 08:34
3. İnsan; üzerine ağır bir emaneti yüklenmiş en büyük mükelleftir. Cenab-ı Hak, insanı yeryüzünde halife yapmış ve kendisine tam bir ayna halinde bütün âlemin nazarlarına arz etmiştir. 13:10
4. Cenab-ı Allah insana irade vermiştir. Oysa diğer varlıklarda bu hususiyet yoktur. İnsan bu özelliği ile ateşi kendisine teshir eder, suyu emrine amade kılar, bulutlardan istifade eder vs... 14:12
5. İnsan; iradesiyle kendi ebedi cennetini hazırladığı gibi alev alev yanan ebedi cehennemini de hazırlar. Konuyla alakalı olarak “Şüphe yok ki biz, onu o (doğru) yola hidayet ettik; (artık) ister şükredici (mümin) olsun, ister nankör (kâfir)!” (İnsan (Dehr) sûresi, 76/3) ayeti izah ediliyor. 16:44
6. Yüce Allah, insanoğlunu düşündüğü şeyleri yapabilecek bir kabiliyette yaratmıştır. Mevzu ile ilgili olarak “Biz insanı en mükemmel sûrette yarattık.” (Tîn sûresi, 95/4) ayeti zikrediliyor. 18:30
7. “Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Müteakiben önce onları meleklere göstererek: ...” (Bakara Sûresi, 2/31) ayeti zikredilerek Yüce Allah’ın insana ilim kabiliyeti verdiği, ilim yollarını ilham ettiği, öğrenmedeki metodu bahşettiği ifade ediliyor. 20:56
8. İnsana irade verildiği gibi ilim elde etme kabiliyeti de verilmiştir. İnsanoğlu, elde ettiği ilmi insanlara intikal ettiremezse ilim ve iradenin hiçbir manası olmayacaktır. Bu sebeple Cenab-ı Hak insanlara BEYAN; yani, düşündüğü şeyleri ifade kabiliyeti vermiştir ki bu, Rabbimizin en büyük ihsanlarından biridir. “Rahman Kur’ân’ı öğretti. İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.” (Rahman sûresi, 55/1-4) ayet-i kerimeleri ve yorumları... 24:37
9. Allah (c.c.), insanı Kur’ân ve ilahi ahlâk ile ahlâklanma ve bu ahlâk vasıtasıyla melekleri dahi gerilerde bırakabilecek bir kabiliyet ile serfiraz kılmıştır. Bu donanımları kullanan a’lâ-yı illiyyîn’e çıkar. 28:30
10. Cenab-ı Allah; atalet içinde bulunan, iradelerini suistimal eden ve kendisine verilen fırsatları değerlendirmeyen insanları esfel-i sâfilîne atar. Konu ile ilgili “Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük.” (Tîn sûresi, 95/5) ayeti izah ediliyor. 30:23
11. “Ancak iman edip yararlı işler yapanlar müstesnadır.” (Tîn sûresi, 95/6) ayeti kerimesi zikredilerek, Allah’a dehalet eden, Allah’ın himayesine giren, Resûlullah’ın (s.a.s.) sesine kulak veren insanların netice itibariyle elde edecekleri güzel hasletler birer birer sayılıyor... 33:31
12. İnsanoğlu hayatı boyunca birçok nimete mazhar olmaktadır. Bu nimetler karşısında elbette kendisinin üzerine terettüp eden bazı vazifeler vardır ki bunların en başında Allah’a karşı kulluk vazifesi gelmektedir. 37:38
13. İnsanoğlu, kulluk vazifesini tam anlamıyla kavrayamaz. Ancak gayb alemine muttali olabilen müstesna varlıklar bunu bilebilirler. Konuyla alakalı olarak “Allah meleklerden de insanlardan da elçiler seçer...” (Hac sûresi, 22/75) ayetinin izahı yapılıyor. 44:15
14. “Biz, o peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Allah onlardan bazısına hitap buyurdu, bazısını birçok derecelerle yükseltti...” (Bakara sûresi, 2/253) ayeti zikredildikten sonra Peygamberlerin Allah’la (c.c.) bizim aramızda elçi olacakları, bizlere kulluk keyfiyetlerini anlatıp cennete giden yolları gösterecekleri izah ediliyor. 49:58
15. Beşer Peygambersiz olmaz. Nasıl güneş ışık verir, Cenab-ı Allah da Peygamber gönderir. Peygamberleri şu beş özellikleriyle tanıyabiliriz: 52:06
15a. Peygamberlerin şahsi sıfatları vardır. 54:58
15b. Mucizeleri vardır. 55:48
15c. Gayb’dan haber verirler. 56:47
15d. İnsanlığın inkişafı adına muhteşem inkılâplar meydana getirmişlerdir. 57:26
15e. Hususiyle Efendimizle (s.a.s.) alakalı olarak “beşârât” denilen kendisinden evvel yaşamış Peygamberlerin, O’nun geleceğini haber vermeleri... 57:49
HUTBE
1. Dünyevi ve uhrevi muvaffakiyet, bir kısım sıkıntıları ve zorlukları aşmaya bağlıdır. 1:01:36





